ReNkLi FoRuM > 
(¯`·.(¯`·. KÜLTÜR-SANAT-TARİH .·´¯).·´¯)
 > Köşe Yazıları (Moderatör: Alınacak) > Hiç öyle boÅŸuna Rum’a kızma...

Reklamlar

ARAMA BOLGESI
ReNkLi ARAMA
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Ayrıntılı Konu BilgileriKonu: Hiç öyle boşuna Rum’a kızma...
Cevap SayısıCevap Sayısı: 0 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 306 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]
Yazdır
Gönderen Konu: Hiç öyle boÅŸuna Rum’a kızma...  (Okunma Sayısı 306 defa)
29 Ocak 2009, 13:07:14
ReNkLiAdMiN
oguzhanikiz
Administrator
*
REP
REP 1724
DurumuÇevrimdışı Çevrimdışı

CinsiyetiBay
Mesaj Sayısı3437


Kişisel MesajıHoş Gelişler Ola...

Teşekkür Bilgileri
90 Mesajına
235 Teşekkür
16 Mesajına
18 Karma

WWW
« : 29 Ocak 2009, 13:07:14 »




Sene, 1963.

Aralık’ın 24’ü.

Noel arifesi...

LefkoÅŸe.

Kumsal Mahallesi.

No 2.

Tek katlı, bahçeli bir ev.

Saat 22 suları.

Hava ayaz.

Boğuk, tok vuruşlar yırtıyor geceyi aniden, trok trok trok... Kalleş, basıyor.

*

Mürüvvet Hanım, lambaları söndürüyor hemen... Hakan kucağında...Uyuyor. 10 aylık... Dalıyor çocukların odasına, öbür koluna Kutsi’yi alıyor, 4 yaşında... "Kalk Murat" diyor bi yandan... Gözlerini ovuştura ovuştura kalkıyor Murat, henüz 6 yaşında, ucundan tutuyor anasının geceliğinin... Dışardan hüzün abajuru gibi sızan sokak lambasının cılız ışığında, hayalet misali, banyoya süzülüp, kapıyı örtüyor, ’’küvete’’ girip, koyun koyuna, sarılıyorlar. Korkunç bekleyiş başlıyor...

Bir dakika.

İki dakika.

Üç dakika.

Saniyeler, asırlar gibi adeta...

Önce şangırtı duyuyorlar.

Pencere.

Sonra salondaki ayak seslerini.

Vahşi haykırışları...

Ve, tekmeyle açılıyor banyo kapısı...

Üç Rum.

Tarıyorlar.

33 el.

*

Evet, merhum gazeteci Sami Coşar tarafından çekilen ve hafızalarımıza mıh gibi çakılan "o fotoğraf"ın öyküsü bu...

Kanlı Noel.

*

Alnından vurmuşlardı Mürüvvet’i.

Yedi yerinden daha...

Murat’tan üç kurşun çıktı.

Kutsi’den iki.

*

Evin direği, baba, tabip binbaşı, evde değildi o sırada... 103 Türk köyü basılmıştı, son üç günde, yaralılar vardı...

Gönyeli’ye gitmişti. Göreve.

*

Bir babanın başına gelebilecek en büyük felaketi yaşayan bu tabip binbaşı, evlatlarının cenazesini bizzat kendi elleriyle yıkadı... Minik bedenleri santim santim yokladı, Hakan’da kurşun izi bulamadı... 10 aylık bebecik, vücudunu yavrularına siper etmeye çalışan anacığının altında kalmış, nefessizlikten can vermişti çünkü.

*

E bakıyoruz... Rumlar, Avrupa

İnsan Hakları Mahkemesi’ne gidiyor.

*

Niye biliyor musunuz?

Palavracı tiyatrocu, dangalaklık etti diye değil... Biz, bunca yıldır dangalaklık edip, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gitmediğimiz için.

Yılmaz ÖZDİL
Hürriyet




Moderatöre Bildir   Logged

Herkes bir gün ölür, ama herkes gerçekten yaşamaz.


Forumu kullanmak için ipuçları:

- Yazdığım mesaja nasıl RESİM EKLERİM?
- Yazdığım mesaja nasıl RESİM EKLERİM 2 ? (Daha kolay)
- Nasıl indirme butonu eklerim?
- Nasıl Gizli Mesaj yazılır?
Sayfa: [1]
Yazdır
Gitmek istediÄŸiniz yer:  


Genel Genel
Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2008, Simple Machines
Rengli Theme By Burak & Forum
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.09 Saniyede 29 Sorgu ile OluÅŸturuldu

Google visited last this page 02 Åžubat 2012, 20:22:10