mr.yellow
|
 |
« : 03 Haziran 2008, 22:15:19 » |
|
AİLE YAŞAMI VE HAYALCİLİK
Türk Edebiyatı’nın roman türüyle tanıştığı günden itibaren Namık Kemal ve Ahmet Mithat’ın romanları batılı anlamda birer ilk olarak görülmüştür. Bu romanları diğer romanlardan ayıran en önemli özellik, bireyin kendisi ve onun sorunlarını gerçekçilik çerçevesinde şiirsel olmayan bir anlatımla anlatmalarıdır. Kısacası bireycilik ön plandadır. Türk roman türünde batılı anlamda ilk gösterilen bu romanlar, bazı eksiklikleri nedeniyle “ilk olma” özelliklerini gerçek anlamda Halit Ziya Uşaklıgil’in Mai ve Siyah adlı romanına devretmişlerdir. Abartılı karakterlere yer vermemesi, edebiyat, sanat, umutsuzluk, çaresizlik, hayal ve hakikat gibi konulara parmak basması ve diğer romanlardan farklı tasvirlere yer vermesi, Mai ve Siyah romanının gerçek anlamda ilk Türk romanı olarak kabul edilmesini sağlayan özellikleridir. Halit Ziya Uşaklıgil’in Ahmet Cemil olarak isimlendirdiği ana karakterin hayallerinin ve yaşadığı hakikatlerin ele alındığı Mai ve Siyah, adını da karakterin mai olan hayalleri ve siyah olan yaşadıklarından almaktadır. Ana karakter Ahmet Cemil’in Mai olan hayallerinin bir kısmını gerçekleştirmesi bir çözüm olarak gözükse de siyah olan yaşadıkları asıl olayların kendisini nasıl etkilediğinin göstergesidir. Namık Kemal’in İntibah adlı romanındaki ara çözüm ve çözüm ilişkisine bakarsak Mai ve Siyah’taki ara çözüm ve çözüm ilişkisiyle benzerlikler de görebiliriz.
Mai ve Siyah adlı romanımızda karşımıza çıkan karakterin hayalleri romanın bir ara çözüme ulaşmasında büyük rol oynamaktadır. Ana karakterimiz Ahmet Cemil ‘in babası öldükten sonra kendisinin, annesinin, kardeşi İkbal’in ve kölesi Seher’in tüm sorumluluğunu üzerine alması ve bu sorumluluğun farkında olarak hepsinin altından kalkabilmesi onun çok güçlü bir karakter olduğunun göstergesidir. Ahmet Cemil’in iki büyük hayali olan kitabını çıkarabilmek ve Lamia ile evlenebilmek, kitabın “Mai” olan kısmını oluşturmaktadır. Karakterimizin bu kadar güçlü bir karaktere sahip olması beklentileri fazlalaştırmakta ve bu başarılı karakterin bu kadar sorumluluk arasında bu hayalleri de gerçekleştirebileceği düşünülmektedir. Okuyucuyu bu iki hedefe yönelten Ahmet Cemil’in Mai hayalleri kısmen de olsa gerçekleşerek okuyucuyu bir ara çözüme ulaştırıyor. Henüz Lamia ile olan hayallerini gerçekleştiremese de kitap çıkartma hayalini gerçekleştiren Ahmet Cemil, bu hayalini gerçekleştirmeyi başararak bir sonuca doğru gittiği görüntüsündedir. Bu ara çözümden sonra diğer hayalin de gerçekleşeceği beklentisi kitabın sonlarına yaklaşana kadar devam eder. Aynı yolda, Namık Kemal’in İntibah adlı romanında da okuyucu yine bir ara çözüme ulaşmaktadır. Mai ve Siyah adlı romanımızın ana karakteri Ahmet Cemil’in hayallerinin bir kısmının gerçekleşmesi bir ara çözüm olduğu gibi, Ali Bey’in de Dilaşup adlı bayanla evlenmesi bir ara çözüm olarak görülüyor. Çok başarılı ve kendisini işine tam anlamıyla verebilen Ali Bey’in yaşamı, çok güçlü bir karakterle zorlukların üstesinden gelen Ahmet Cemil’in yaşamına benzerlikler göstermektedir. Ahmet Cemil gibi güzel bir yaşamı olan Ali Bey’in yaşam düzeni, Mehpeyker adlı hayat kadının hayatına girmesiyle bozulur. Romanın bu anından itibaren okuyucunun beklentisi karakterin bu kötü durumdan kurtulup, iyi bir bayanla evlenmesi ve hayatına düzen getirerek bütün kötülüklerden arınmasıdır. Ara çözüm öğesi olarak beklenilen iyi huylu ve tertemiz bir karaktere sahip olan Dilaşup, okuyucunun beklentilerine cevap vererek romanı bir ara çözüme ulaştırmaktadır. Fakat, bu iki romanda da bu ara çözümlerin, romanlarımızın sonuçlarına bir faydası olmamıştır. Aksine, bu ara çözümler, birer sonuç olarak gözükse de yeni ve daha kötü olayların başlangıcı olmuşlardır.
Bu ara çözümlerin yanı sıra, Mai ve Siyah adlı romanımızın ana çözümü, ara çözümlerdeki gibi okuyucunun beklentilerini kısmen bile karşılayamamaktadır. Ahmet Cemil’in hayalleri doğrultusunda ilerleyen okuyucu beklentileri, karakterin kitap yazma hayalinin gerçekleşmesiyle karşılanır, fakat karakterin diğer hayali olan Lamia ile evlilik, kitabın sonuna kadar süren bir beklenti halini alır. Romanın sonlarına doğru yaklaştığımızda Lamia ile ilgili gerçeklerin de ortaya çıkmasıyla okuyucunun beklentilerinin tam aksi bir durum meydana gelir. Bununla birlikte Ahmet Cemil’in kardeşi’nin de ölmesi sürpriz bir gelişme olarak sonuca ekleniyor. Namık Kemal’in İntibah’ında da aynı şekilde ana çözüm okuyucunun beklentilerini karşılamamaktadır. Ara çözüm öğesi olarak kullanılan Dilaşup’un ölümü, ana karakter Ali Bey’in mükemmelliklerle dolu hayatını yerle bir edip onu ölüme kadar götürür. Bu iki romanın da yapısına bakarsak, romanlarımızın ara ve ana çözümleri aynı paralellikte yol almış ve okuyucuyu sürpriz sonlarla karşılaştırmıştır.
Halit Ziya Uşaklıgil’in bu romanda toplumda var olan bazı çatışma ve sorunları kapsamaya çalışmıştır. Bu çatışmalardan en çok göz önünde bulundurulan çatışma bazı aile yaşantılarındaki bozukluklardır. Ahmet Cemil’in çalıştığı yerde olan ve Ahmet Cemil’in yaptıklarına ve düşüncelerine tamamı ile zıt olan Raci’nin aile yaşantısı bu sorunu ön plana çıkartmıştır. Uşaklıgil, bazı aile yaşantılarındaki dengesizliklerin geliştiğini, Raci’nin, ailesini göz ardı ederek başka kadınlarla beraber olmasını kullanarak göstermiştir. Raci’nin bu yıpratıcı tutumu hem ailesini hem de kendisini günden güne daha fena bir hale getirir. Yazarımız burada aile yaşantısının önemini, ona gereken saygı ve sevginin gösterilmesi gerektiğini, aksi durumları ve onların ne gibi sonuçlar doğuracağını gösterterek belirtiyor. Bununla beraber yazarımızın, dönem toplumunun hayalciliği hakkında da mesajlar vermeye çalıştığı görülmektedir. Ahmet Cemil’in hayalleri üzerine kurduğu hayatı, ardı ardına gelen kötü olaylarla daha “Siyah” bir hal almış, hayalleri ile yaşamak Ahmet Cemil’e pahalıya mâl olmuştur. Bu iki mesajla, yazar toplumdaki aile yaşantısını ve hayalciliği ön plana çıkararak okuyucuyu bu konular hakkında düşünmeye teşvik etmiştir.
Son olarak, yazarımız Halit Ziya Uşaklıgil Mai ve Siyah adlı bu romanında, hem diğer romanlara olan benzerlikleriyle hem de topluma vermeye çalıştığı mesajlarıyla çok sürükleyici bir roman halini almıştır. Yapısı itibariyle Namık Kemal’in İntibah’ına benzeyen bir ara ve ana çözüme sahip olan Mai ve Siyah okuyucuların beklentilerine ara çözümlerde kısmen de olsa cevap vermektedir. Romanların bu beklentilere karşılık veremediği ana çözüm noktalarında gelişen sürpriz olaylar romanları daha çekici bir hale gelmiştir. Yazarımız, bütün bu ara ve ana çözümleri oluştururken, romandaki yüksek tansiyonlu yerlerine bir takım mesajlar da sıkıştırmayı ihmal etmemiştir. Raci ve özellikle Ahmet Cemil’in hayatlarını öne sürerek verdiği mesajlar, dönemin toplumundaki aile yaşamına ve hayalci yaşama, yapıcı olan fikirlerle katkıda bulunmaya çalışmaktadır.
alıntı
|