ReNkLi FoRuM > 
(¯`·.(¯`·. KÜLTÜR-SANAT-TARİH .·´¯).·´¯)
 > ATATÜRK (Moderatör: Alınacak) > Mustafa Kemal Atatürk" İmzalı Tek Şiir

Reklamlar

ARAMA BOLGESI
ReNkLi ARAMA
Ayrıntılı Konu Bilgileri
Ayrıntılı Konu BilgileriKonu: Mustafa Kemal Atatürk" İmzalı Tek Şiir
Cevap SayısıCevap Sayısı: 2 cevap var
Okunma SayısıOkunma Sayısı 292 defa
Konuyu Görüntüleyenler0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sayfa: [1]
Yazdır
Gönderen Konu: Mustafa Kemal Atatürk" İmzalı Tek Şiir  (Okunma Sayısı 292 defa)
10 Eylül 2009, 12:50:23
QoOkcen
inaktif
*
REP
REP 57
DurumuÇevrimdışı Çevrimdışı

CinsiyetiBayan
Mesaj Sayısı53


Kişisel Mesajıץ.ą.Ł.й.Į.ž.Ł.Į.ķ. ρ.å.ץ.Ł.å.ş.Į.Ł.м.ą.Ź.

Teşekkür Bilgileri
13 Mesajına
15 Teşekkür
6 Mesajına
7 Karma

« : 10 Eylül 2009, 12:50:23 »


Gafil, hangi üç asır, hangi asır,

Tuna ezelden Türk diyarıdır.

Bilinen tarih söylememiş bunu,

Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,

Dinleyin sesini doğan tarihin,

Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak.

Yaşanan tarihi gömüp doğru tarihe gidin.

Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,

Avrupa' nın Alpler' inde Oğuz torunları,

Doğudan çıkan biz, batıda yine biz;

Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz.

Hep insanlar kendini bilseler,

Bilinir o zaman ki hep biriz.

Türk sadece bir milletin adı değil

Türk bütün adamların birliğidir.

Ey birbirine diş bileyen yığınlar!

Ey yığın yığın insan gafletleri!

Yırtılsın gökteki gafletten perde,

Hakikat nerede?


Mustafa Kemal Atatürk
[/b]



Moderatöre Bildir   Logged

şiRnler gay mı ?? deiLlrSe nasL coaLdLar ??
yHoqsa hePs şiRine'ye mi qaYdıı
hııı..aman tanRm şiRine kaSarmı..¿¿¿¿

QoOkcen Nickli Üyemize Teşekkür Eden Kullanıcı: oguzhanikiz (10 Eylül 2009, 23:28:09)
10 Eylül 2009, 19:18:50
LKnR_xx
Üye Bilgileri Asteğmen
*
REP
REP 154
DurumuÇevrimdışı Çevrimdışı

CinsiyetiBayan
Mesaj Sayısı182


Kişisel Mesajı| Hayırlı Ramazanlar |

Teşekkür Bilgileri
32 Mesajına
37 Teşekkür
26 Mesajına
32 Karma

« Yanıtla #1 : 10 Eylül 2009, 19:18:50 »

Şiiri okuduktan sonra tatmin olmamış bir şekilde araştırmaya koyuldum, bakın neler buldum..

***

Atatürk, 1932 yılının Ekim ayı ortalarında İstanbul Valikonağı'nda düzenlenen bir sünnet törenindedir. Atatürk'ün sekiz ay önce bir başka toplantıda "Edebiyat nedir?" sorusunu, sınava çekilmek gibi değerlendirerek "Bilmiyorum." diye cevap veren İsmail Habib Sevük de davetliler arasındadır.

Atatürk, Sevük''ü masasına çağırır. Sohbette dil konusu açılır. Atatürk, Sevük'e, içinde Arapça ve Acemce olmayan bir konuşma yapmasını önerir. Sevük de genç şairlerden birine ait Tuna hakkındaki şiirin bazı kelimelerini değiştirerek okur:

Yelesi kabarmış atlarla değil
Kötü bir trenle geçtim Tuna''dan
Tuna''dan döneli bizim ordular
Akmıyor, yerinde duruyor sular.

Atatürk'ün "Büyük Türk tarihinin uğultularıyla dolu" olan kafası "Tuna" deyince kırlangıç cıvıltısı gibi o minik mısralarla yetinmiyor ve diyor ki:
-Bak Habib, darılmaca, marılmaca yok; bu şiir olmamış.
-Evet efendimiz, olmamış.
-Yoksa bu şiir senin değil mi?
-Hayır efendimiz.
Gazi ferahlamış gibi gülüyor:
-Buna ayrıca memnun oldum.
Duruyor, kadehinden bir yudum alıyor:
-Al eline kalemi; Tuna''yı ben dikte edeceğim.

Ve başlıyor, ağır ağır dikte etmeye. Hazırlıksız söylediği bu sözler "nazım şeklinde, nazımla nesir arası, bazı mısraları aruza bile uygun düşen, kafiyeler bazen tam, bazen yarım, bazen serbest ve kafiyesiz bir tarz"dadır.

Dikte işi bittikten sonra Gazi, Sevük''e şöyle diyor:
-Bunların şimdi veznine kafiyesine filan bakma; onları sen bir şekle koy. Ben yalnız fikri dikte ettirdim. Sen bunu yarın akşama kadar bir eser yapacaksın.

İsmail Habib, "Şimdi ne yapacağım?" der gibi Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip Bey''in yüzüne bakar. Reşit Galip de bir uyarıda bulunur:
-Paşam, İsmail Habib Bey''in nazımda pek melekesi yoktur.
Gazi ısrar eder:
-Ben İsmail Habib''i bilirim. Nazım, nesir, yahut ikisi ortası; bunu istediği gibi çerçeveleyerek bir eser yapacak.

İsmail Habib çaresizlik karşısında hemen işe koyulur ve "Tuna Üstündeki Ses" başlığı altında Atatürk''ün dikte ettirdiği fikirlerle bir şiir meydana getirir.

Atatürk, ne yazık ki bu taslağı görmemiştir. İsmail Habib Bey, defalarca Atatürk''ün makamında bulunmasına rağmen, devlet işleri görüşüldüğü için şiiri sunma imkanı bulamamıştır. Fakat sonradan ihtiyaten ikinci bir taslak daha yazmıştır. Sevük, "Yazılar vakıa benimdir, fakat ona üflenen nefes O'nun. Burada yazıya değil, O'nun aziz nefesinden sinen hatıranın vecdine bakmalı." demiştir.

Şiirin son şeklini Arif Kaptan, Türk Dili dergisinde "Atatürk ve Sanat" başlıklı yazısında yayınlamıştır. Sevük''ün ilk taslağı ile son şiir arasında fikir açısından fark yoktur. İkinci şiir daha derli topludur.


Sadi Borak // Atatürk ve Edebiyat



Moderatöre Bildir   Logged



Kendi Ellerimle Çizdiğim Bir Ayrılık Tablosuna
Çaresiz ''Çare''Lerimi Sığdırmak
Ve Bir Türlü Tüketemediğim Sensizliğin
Mürekkebini Uğrunda Harcamak Mıdır Aşk?
LKnR_xx Nickli Üyemize Teşekkür Eden Kullanıcı: oguzhanikiz (10 Eylül 2009, 23:28:14)
LKnR_xx Nickli Üyemize Karma Veren Kullanıcı: oguzhanikiz [+](10 Eylül 2009, 23:28:14)
10 Eylül 2009, 23:27:58
ReNkLiAdMiN
oguzhanikiz
Administrator
*
REP
REP 1724
DurumuÇevrimdışı Çevrimdışı

CinsiyetiBay
Mesaj Sayısı3437


Kişisel MesajıHoş Gelişler Ola...

Teşekkür Bilgileri
90 Mesajına
235 Teşekkür
16 Mesajına
18 Karma

WWW
« Yanıtla #2 : 10 Eylül 2009, 23:27:58 »

@QoOkcen: Şiir için teşekkürler.

@LKnR_xx: Mükemmel araştırma ve bilgi paylaşımı için teşekkürler. +REP




Moderatöre Bildir   Logged

Herkes bir gün ölür, ama herkes gerçekten yaşamaz.


Forumu kullanmak için ipuçları:

- Yazdığım mesaja nasıl RESİM EKLERİM?
- Yazdığım mesaja nasıl RESİM EKLERİM 2 ? (Daha kolay)
- Nasıl indirme butonu eklerim?
- Nasıl Gizli Mesaj yazılır?
Sayfa: [1]
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer:  


Genel Genel
Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006-2008, Simple Machines
Rengli Theme By Burak & Forum
MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.087 Saniyede 33 Sorgu ile Oluşturuldu

Google visited last this page 30 Ocak 2012, 18:15:27